Genç Diş Hekimleri ve Diş Hekimi Adayları ile Kısa Söyleşi Dizisi, “MEDENTİKA DTalks” !

Dt. İrem Alan.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhabalar, ben İrem Alan. 12 Ekim 1993’te Ankara’da doğdum. 2012 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ni kazandım ve 2017’de mezun oldum. 2018’de Ankara Üniversitesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisinde doktora eğitimine başladım. Öğrenimim burada halen devam etmektedir. 

Öğrencilik süreciniz nasıldı?

Hayalim İzmir’de okumak olmasına rağmen ailemin de isteğiyle Ankara’da kalma kararı almıştım. Ankara’da okumak bu nedenle evet rahattı. Yurtlarda kalan arkadaşlarım gibi sıkıntılar yaşamadım. Tek yapmam gereken pratik ve teorik derslere odaklanmaktı. Tabiki sınav stresi, staj stresi gibi zorluklarla uğraşıyordum ama mesleğimi çok sevdiğim için şimdi geriye dönüp bakınca güzel anılar biriktirdiğimi görüyorum.

Diş Hekimliği ile ilgili düşünceleriniz?

Diş hekimliği kesinlikle sevmeden yapılamayacak ve başarılı olunamayacak bir meslek. İnsanlarla uğraşmanın zorluğunu ve bazen de esnaf olmanın zorluğunu hep hissettiren bir meslek. Bunların tecrübesini yıllar geçtikçe kazanmak için sabır ve hırs gerektiğini düşünüyorum.

Gelecek planlarınız…?

Kendi kliniğim olsun, bir yer açayım gibi hayallerim yok benim. Tek hayalim yurtdışında eğitimime devam ettikten sonra oraya yerleşmek, kalan yaşamımı da dünyada görmediğim yerleri gezip görmeye adamak:)

Alanınız dışında nelerle ilgilisiniz?

Spora olabildiğince hayatımın her yaşında yer vermiş ve ön planda tutmuş biri olarak, voleybol, yüzme, futbol dallarında birçok madalyalarım bulunmakta ve aktif olarak bu sporlara devam etmekteyim. Snowboard’a da yakın zamanda başlamış olmama rağmen onu da profesyonel seviyeye taşımayı istiyorum. Bunun yanında sanattan da son derece uzağım maalesef:)

_______________________________________________________________________________

Dt. Meriç Kurumlu.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Meriç Kurumlu, 1996 doğumluyum. İlkokul ve orta okulu TED Ankara Koleji’nde, liseyi Mehmet Emin Resulzade Anadolu Lisesi’nde okuduktan sonra Başkent Üniversitesi Diş Hekimliğine girdim. 5 yılda bitirdikten hemen sonra da Ankara Üniversitesinde Periodontoloji Doktorasına başladım.

Öğrencilik süreciniz nasıldı?

Her diş hekimliği öğrencisinin olduğu gibi benimki de oldukça zorluydu. İlk zamanlarım üniversiteye, sınavlara, konulara alışmakla geçti. Kütüphanede yaşamayı öğrendim. Sonraki zamanlar preklinik ödevleri, pratik dersler derken okul hayatım iyice zorlaştı. Ailesinde başka diş hekimi olmayan arkadaşlar beni daha iyi anlayacaktır, ‘çekilmiş diş bulma telaşı’ eklendi. Bu kadar söylendiğime bakmayın çalışkan bir öğrenciydim ve üstesinden geldim. Ankara’daki bütün ağız ve diş sağlığı merkezlerini gezdim. Hastane kısmına geçtiğimiz 4. sınıfta hastayla nasıl iletişim kurmam gerektiğini, sorunlarla nasıl baş edebileceğimi, elimdeki malzemeleri en etkili şekilde kullanmayı, en önemlisi de programlı olmayı öğrendim. Uzun bir sürecin sonunda mezunum.

Diş Hekimliği ile ilgili düşünceleriniz?

Hekimlik mental ve fiziksel anlamda çok yorucu olmasına ragmen bir o kadar da tatmin edici, çok saygın, güvenilir, kutsal bir meslek. Diş hekimliğini doktorluğun ve heykeltıraşlığın birleşimi olarak görüyorum. Çünkü  teorik bilginin yanında el becerisi de ister. Ancak Dünyada değişen estetik kaygılarla birlikte mesleğimizin hekimlikten çok ticarete kaymış olması, Türkiye’de bu kadar çok mezun vermemiz ve eğitim kalitesinin düşmesi tartışılması gereken konular.

Gelecek planlarınız…?

Zamanın karşımıza neler çıkaracağını hiç bilemiyoruz. O yüzden çok uzun vadeli planlar yapmanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum ancak öncelikli hedefim yaptığım işte olabildiğince kendimi geliştirmek. Akademik bir yol mu izleyeceğim yoksa bir klinik mi açacağım benim için de belirsiz.

Alanınız dışında nelerle ilgilisiniz?

Meslek hayatımın dışında iyi bir yüzücü ve aynı zamanda iyi de bir tenisçiyimdir. Sporu ihmal etmemeye çalışıyorum. Haftada en az 4 gün zaman ayırırım. 2 gün de yoga yapıyorum. Oldukça dinlendirici. İleri seviyede yan flüt çalıyorum. CSO konserlerini takip ediyorum, fırsat buldukça iyi oyunlara gitmeyi severim. Mutlaka günde yarım saat kitap okurum. İngilizce ve Almancamı geliştirmek için de yazları yurtdışında uzun kalmayı seviyorum. Psikoloji alanıyla da ilgiliyimdir. 2016 yılında Frankfurt Goethe Üniversitesi’nde derslere katılarak sertifika aldım. Umarım ilerleyen çalışma hayatımda da kendime ayıracak zaman bulurum.

_______________________________________________________________________________

Dt. Oğuzhan Turan.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben diş hekimi Oğuzhan Turan. 7 Şubat 1994 yılında Rize’de doğdum. 2012 yılında Bursa Anadolu Lisesi’nden mezun olup Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine başladım. Şu anda kendi kliniğimde hizmet vermekteyim.

Öğrencilik süreciniz nasıldı?

Normal eğitim sürecinden uzun süren bir öğrenim hayatım oldu açıkçası fakat hiçbir zaman pişman olmadım. Öğrencilik sürecim yoğun, zorlu ve bir o kadar da eğlenceli geçti çünkü mesleğini severek yapmak ve bir şeyler başarmanın verdiği haz mutluluk verirken; yazılı, sözlü, stajlar ve ödevler 24 saatin aslında bir gün için çok kısa bir süreç olduğunu anlamamı sağladı. Buna rağmen sabah klinik stajlarımızda çalışmaya başlayıp ağrılarını dindirdiğim hastaların mutluluğu ve teşekkürleri mesleğe bağlanmamı ve daha mutlu bir şekilde bu zorluğu kabul etmemi sağladı.

Diş Hekimliği ile ilgili düşünceleriniz?

Doktorluğun bir dalı olan diş hekimliğinde yaptığımız her işlem cerrahi müdahele sayılabilir. Bu hususta hem her hastamıza ayrı olarak özen göstermemiz, onları dinlememiz, hem de onların sadece diş değil genel sağlığı hakkında da gerekli yönlendirmelerimizi yapmamız gerekmektedir. Diş hekimliğinin en güzel ve en beğendiğim tarafı da size gelen ve ağrısı olan bir hastanın, tedavi sonrası rahatlamış yüz ifadesiyle yanınızdan ayrılması ve size bir sihirbaz gözüyle bakması bu mesleğin en tatminkar tarafı olabilir.

Gelecek planlarınız…?

Uzun bir eğitim sürecinden sonra mesleğimi koşturmadan ve hakkını vererek, hastalarla yakından ilgilenme fırsatı bulduğum kliniğimde gerek eğitim gerekse tedavi yöntemlerinde kendimi geliştirmeye devam etmek şu anda öncelikli hedefim. Belli bir süre sonra mesleğimde hekimlerimize uyguladığımız tedavileri onlarla paylaşacak konferanslarda bulunma gibi bir hedefim var.

Alanınız dışında nelerle ilgilisiniz?

Gerek sırt gerek boyun ağrılarından uzak kalabilmek için yaklaşık  4 senedir fitness ile ilgileniyorum. Bunun dışında uzun kilometreli yürüyüşler, yüzme ve doğa hayatı gibi sadece bedenimi değil ruhumu da dinlendiren aktivitelerle zaman geçirmeyi seviyorum.

_______________________________________________________________________________

Uzm. Dt. Ela Çabuk.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhabalar, ben Ela Çabuk. 1986 Ünye/Ordu doğumluyum. 2009 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olduktan sonra 2009-2011 yılları arasında özel sektörde görev aldım. 2012 yılında uzmanlık eğitimine başlamaya karar verdim. 2012-2016 yılları arasında Erciyes Üniversitesi Periodontoloji Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimimi tamamladım. 2016-2019 yılları arasında kamuda görev aldıktan sonra kendi kliniğimi açmaya karar verdim. Şu an Ankara’da diş eti hastalıkları ve implant cerrahisi (Periodontoloji) uzmanı olarak kendi kliniğimde hizmet vermeye devam ediyorum.

Öğrencilik süreciniz nasıldı?

Öğrencilik yıllarımda teorik derslerin yanısıra pratik derslerin varlığı beni zorlasa da üstesinden gelmeyi başarmış ve onur belgesiyle mezun olmuş bir öğrenciyim. Öğrenim hayatım boyunca mümkün olduğunca bilgilerimi taze tutmaya çalışan ve yeniliklere açık bir öğrenci olmayı hedeflemiştim. Aklımda hep bir alanda spesifikleşmek vardı ve sevdiğim bir alanda uzmanlaşmaya o yıllarda karar vermiştim. Lisans eğitimim sonrası uzmanlık eğitiminin beni daha çok zorladığını söyleyebilirim. Ama geriye dönüp baktığımda iyi ki bu yolu seçmişim diyorum, çünkü bu zorlu yolda çok güzel dostluklar, hepsi birbirinden değerli hocalarımdan eşsiz bilgiler ve çok değerli tecrübeler edindim. Bugünlere gelmemde emeği olan başta canım ailem ve yanımda olan dostlarıma sonsuz teşekkürler.

Diş Hekimliği ile ilgili düşünceleriniz?

Diş hekimleri olarak çok kutsal bir meslek icra ettiğimizi düşünüyorum, çünkü hastalarımızı ağız dolusu güldürebilmeyi başarabilmek hekimlik becerisinin yanısıra  birçok dinamiği bir arada gerçekleştirebilmenize, mekanik ve pratik düşünceyi birleştirebilmenize ve iletişim becerilerinize bağlı. Özellikle günümüzde artık hastaların estetik beklentilerinin çok daha fazla ön planda olması bizleri her an daha çok araştırmaya, güncel ve dijital diş hekimliği gelişmelerini yakından takip etmeye zorluyor. Bizler de elimizden geldiğince çağımızdaki son trendleri takip etmek ve bunu hastalarımıza uygulamak için çok çalışıyoruz. Dolayısıyla işimizin gerçekten kolay olmadığını söyleyebilirim. Ama özünde önemli olan tüm zorluklarına rağmen mesleğinizi ne kadar seviyor olduğunuz. Ben mesleğimi çok seviyorum ve genç arkadaşlarıma da bu mesleği seçmeleri için tavsiyelerde bulunuyorum. Birilerini hem sağlığına hem de gülüşüne kavuşturmanın yaşattığı mutluluk kesinlikle paha biçilemez bir duygu.

Gelecek planlarınız…?

Tabiki öncelikle dişhekimi olarak, sonrasında uzmanlık alanım doğrultusunda başarılı işlere imza atmak, bu alanda öne çıkmak ve markalaşmak ilk hedeflerim arasında yer alıyor. Gelişen teknoloji ve dijital diş hekimliğinin bütün avantajlarından yararlandığım ve bunu hastalarıma aktarabilmeyi başarabildiğim en iyi klinik koşullar altında çalışmak ve hastalarım için en sağlıklı ve konforlu hizmeti verebilmek öncelikli amaçlarım arasında.

Alanınız dışında nelerle ilgilisiniz?

Alanım dışında tam bir spor bağımlısıyım diyebilirim. Yoğun çalışma koşulları altında düzenli spor yaptığımda kendimi ve bedenimi daha dinç ve sağlıklı hissediyorum. Çok küçük yaşlardan itibaren tenisle iç içeyim ve halen aktif olarak oynuyorum. Ayrıca  yüzmeyi ve açık hava sporlarını çok seviyorum. Küçük tatilleri yeni yerler görmek için eşşiz bir fırsat olarak görüyorum ve mümkün olduğunca yeni yerler keşfetmeyi tercih ediyorum.

_______________________________________________________________________________

Dt. Merter Güçlü.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 

Merhaba, ben Merter Güçlü. 23 Mayıs 1992 yılında Burdur’da doğdum. 2015 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldum. Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı’nda doktora eğitimime devam etmekle birlikte, Özel DentAdaL’s Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nde çalışmaktayım.

Öğrencilik süreciniz nasıldı?

Aslında yorucu ama bir o kadar da eğlenceli zamanlardı. Ödevler, yazılı ve sözlü sınavlar, staj puanları derken yoğun bir süreç yaşadım. Bu süreç sırasında zorlandığım zamanlar da oldu elbette ama şimdi dönüp baktığımda hepsi güzel birer anı olarak yerini aldı. Bu anıları güzel yapan da her zaman yanımda olduğunu bildiğim dostlarım oldu. Bu yüzden kısaca şunu söyleyebilirim, öğrencilik süreci benim için hem iyi bir eğitim aldığım hem de hayattan keyif almasını unutmadığım güzel bir süreçti. Bunun için tüm hocalarıma ve dostlarıma teşekkür ederim.

Diş Hekimliği ile ilgili düşünceleriniz?

Benim için Diş Hekimliği özel bir meslek, aslında meslekten de öte; kendi içerisinde dinamiklere sahip olan, sizi sürekli araştırmaya ve güncel olmaya zorlayan bir hayat tarzı. Kimi zaman basit bir tedavi ile de olsa hastanızı mutlu edebilirsiniz, kimi zamansa daha çok çabalamanız ve araştırmanız gerekir. Günümüz teknoloji çağı ve her alanda olduğu gibi Diş Hekimliği alanında da önemli gelişmeler mevcut, bu yüzden önemli olan her zaman güncel kalabilmek ve araştırmaktan asla vazgeçmemektir. En önemlisi de hastanız mutlu bir gülümseme ile size bakarken bu mutluluğu onunla paylaşmaktır.

Gelecek planlarınız…?

Normalde plan yapmaktan hoşlanan biri değilimdir. Genellikle yaşadığım anın keyfini çıkarmaya çalışırım ama mesleki olarak bakarsak, kendimi güncel tutarak hastalarıma en doğru ve en konforlu tedaviyi sağlamak, dijital teknolojilerle birlikte mesleğimi bir adım ileriye taşımak en önemli planım diyebilirim.

Alanınız dışında nelerle ilgilisiniz?

Bu soruyu ‘spora ilgim var’ olarak yanıtlamak isterdim ama eminim ben de dahil olmak üzere beni tanıyan herkes bunu okurken koca bir gülümsemeye sahip olurdu:) İşin doğrusu tam bir bilim-kurgu hayranıyımdır ve fırsat buldukça arkadaşlarımla vakit geçirmeyi severim.

_______________________________________________________________________________

Dr. Dt. Dilara Öztürk.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

16 Aralık 1990 Konya doğumluyum. 2008 yılında Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nden mezun olup 2009 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne girdim. 2014 yılında oradan mezun olduktan sonra Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda doktoraya başladım. Yaklaşık olarak 1 ay önce de tezimi sunup doktora eğitimimi tamamladım.

Öğrencilik süreciniz nasıldı?

Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde öğrenci olmanın acı ve tatlı her yönüyle karşılaşmış olabilirim. Pek çok kişinin 5 yılda bitirmekte zorlandığı, geçme notunun 70 olduğu, klinik yükünün ve barajların fazla olduğu; ancak, bana kazandırdığı dostluklar ve diğer diş hekimliği fakültelerine kıyasla iyi olduğunu söyleyebileceğim teorik ve pratik eğitimi sebebiyle bir zamanlar öğrencisi olmuş olmaktan gurur ve mutluluk duyduğum okuldur AÜDHF. Hala ziyaret ettiğimde hissettiğim bağ ve tanıdık yüzler gördüğümde yaşadığım mutluluğun sebebi bunlar olsa gerek diye düşünüyorum. Diş hekimliği eğitimi gerçekten zorlu bir eğitim süreci, ama eğer bugün benim yaptığım gibi sevdiğiniz işi yapıyorsanız, geriye dönüp baktığınızda gerçekten de öğrencilik yıllarında çektiğinizi düşündüğünüz sıkıntıların hiç biri gözünüze görünmüyor. Geriye mutlu, güzel, komik birkaç anı ve eğer şanslıysanız edindiğiniz sağlam dostluklar kalıyor.

Diş Hekimliği ile ilgili düşünceleriniz?

Bizim mesleğimiz zorlukları da olmakla birlikte bence kutsal sayılması gereken mesleklerden bir tanesi. Her zaman emeğinizin maddi veya manevi karşılığını alamasanız bile ağrısını dindirdiğiniz bir insanın elinize kolunuza sarılması veya yıllardır dişleri nedeniyle keyifle bir lokma yiyememiş bir kişinin tedavi bitiminde minnetle gözlerinizin içine bakması gerçekten çok farklı bir his. Bu işi yapabilmek için her şeyden önce insanlara karşı sevgi ve yardım etme isteği olmalı içinizde. Tabiki her mesleğin zorlukları var ve diş hekimliği de dikensiz gül bahçesi değil. Ülkemizde gün geçtikçe artan malpraktis davaları ve bunu gelir kapısı olarak gören bir takım kişilerin sayısının artması sadece diş hekimleri için değil, tüm sağlık çalışanları için ciddi bir problem halini almış durumda. Bunun yanı sıra yeterli alt yapı, eğitim kadrosu veya imkânlar olmaksızın sürekli yenileri açılmaya devam eden diş hekimliği fakülteleriyle birlikte ülkemizde diş hekimi sayısı her geçen yıl artarken; aslında kaliteli eğitim standartlarından ve iyi yetişmiş hekimlerden feragat edildiğini düşünmekteyim. Tabiki bu sözüm meslekteki yenilikleri takip eden, kendini geliştirmeye çalışan ve her daim yeniliklere açık olan mevcut ve gelecek meslektaşlarım için geçerli değil. Diş hekimliği; el becerisi, manipülasyon kabiliyeti, problem çözme yeteneği isteyen ve iletişim becerilerinin önemli derecede öne çıktığı bir meslek. Bu nedenle diş hekimliğinin, hem öğrencilik döneminde hem de sonrasında bu özelliklerini güçlü kılabilen, kendini başarıya odaklamış, öğrenmeye ve gelişmeye açık bireylerin mesleği olduğunu düşünüyorum.

Gelecek planlarınız…?

Yeni doktorasını bitirmiş bir cerrah olarak en sık karşılaştığım sorulardan biri bu esasında. Ben öğrenciliğimden beri insanlarla bildiklerimi paylaşmayı, birilerine bir şeyler anlatmayı, öğretmeyi çok seven bir insanım. Dolayısıyla bu aşamada benim için bir sonraki hedef, bildiklerimi başkalarına aktarabileceğim, en az benim kadar mesleğini seven insanlar yetiştirebilme şansı bulabileceğim bir pozisyonda çalışmak. Kendimle ilgili ilerlemek istediğim kariyer yolundan bağımsız olarak yapmayı hedeflediğim şeyler ise; bu işi yaptığım sürece meslekteki yeniliklerin gerisine düşmemek, işimi en iyi şekilde hem hasta memnuniyetine önem vererek hem de kendi etik değerlerimin zedelenmesine müsaade etmeksizin yapabilmek.

Alanınız dışında nelerle ilgilisiniz?

Geçmişte çeşitli takım sporlarıyla ilgilendim, keman çaldım, korolara katıldım, ama doktora ve tez dönemi bunları bir miktar sekteye uğrattı. Şu anda kitap okumak, yürüyüş yapmak ve arkadaşlarımla vakit geçirebilmek en kolay deşarj olma yollarım. Ayrıca, kemana ve müziğe geri dönmenin ve düzenli olarak yüzmeye başlamanın da yakın dönem hedeflerim arasında olduğunu söyleyebilirim.

_______________________________________________________________________________

Dt. Emre Bal.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

6 Mart 1996’da Ankara’da doğdum. 2019 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldum ve Dent Oran diş kliniğinde çalışmaya başladım.

Öğrencilik süreciniz nasıldı?

Diş hekimliği benim hiç aklımda yokken tavsiyelerle tercih ettiğim bir bölümdü başında. Herhangi bir el becerisine sahip olmadan nasıl yapacağım, nasıl bitireceğim burayı diye düşünüyordum başta:) Ama her zaman benimsediğim birşey vardı: En iyisi olmak. Bu amaçla ilerlemeye başladığımda keyif de almaya başladığım bir yer haline geldi diş hekimliği. Standart bir öğrenci olmamak için hep güncel olmaya, farklı şeyler yapmaya çalıştım. Tabi bu arada düştüm, kalktım, kaldığım dersler de olmadı değil:) Ama en güzel yanı da o derslere, sözlülere çalışırken verdiğimiz aralarda arkadaşlarımla geçirdiğimiz zamanlardı. İşte bu paha biçilemez birşey.

Diş Hekimliği ile ilgili düşünceleriniz?

Diş hekimliği artık dijital hayatla iç içe bir hal aldı. Bu fayda-zarar durumu üzerine uzun uzun konuşulması gereken bir konu aslında ama şu an diyebilirim ki dijital dünyaya yakın ve kendini sürekli güncel tutan bir hekimseniz kendinizi şanslı görebilirsiniz. Değilseniz işiniz bir hayli zor olabilir.

Gelecek planlarınız…?

Bahsettiğim bu dijital dünyaya hakim, en güncel ve bunların ışığında en iyi tedavileri yapan başarılı bir hekim olmak istiyorum.

Alanınız dışında nelerle ilgilisiniz?

Yoğunluktan pek fırsat bulamasam da bulduğum zamanları da arkadaşlarımla zaman geçirerek, spor yaparak ve sinemaya giderek değerlendirmeye çalışıyorum.

_______________________________________________________________________________

Dr. Dt. Çise Çağın.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

2 Ekim 1986 Lefkoşa K.K.T.C doğumluyum. 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldum. Aynı yıl Gazi Üniversitesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisi bölümünde doktora programına başladım. 2013 yılında tezimi vererek doktora programını tamamladım ve hala çalışmakta olduğum Ersöz Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde işe başladım.

Öğrencilik süreciniz nasıldı?

Diş Hekimliği eğitimi hem mental hem fiziksel olarak zorlu bir eğitim süreci. Kendi adıma bunun üzerine bir de ülke değişikliği, aileden ayrılma ve en zoru iklimsel faktör eklenince ilk zamanlar biraz ızdırap oldu diyebilirim:) Fakat alışınca bir o kadar da keyifli zamanlardı. Okurken çok zorlayan ama geriye dönüp baktığımda sağlam dostluklar ve bir sürü güzel anımın olduğu yıllardı.

Diş Hekimliği ile ilgili düşünceleriniz?

Diş Hekimliği mesleği, gerek eğitimi gerek iş hayatı oldukça meşakkatli ama bir o kadar da keyifli bir meslek. Gelişime ve değişime açık, yaratıcılık gerektiren ve bir bakıma sanatsal bir meslek. Tüm bunları yaparken insanlara yardım ediyor, onları sağlıklarına kavuşturuyor olmanın verdiği mutluluk ise paha biçilemez.

Gelecek planlarınız…?

Devamlı değişen, gelişen, yenilenen bir mesleğimiz var. Başta kendi alanım olmak üzere güncel kalarak hastalarıma en iyi, en sağlıklı hizmeti sağlamak en büyük amacım.

Alanınız dışında nelerle ilgilisiniz?

Spor yapmak ve seyahat etmek diyebilirim. İş yoğunluğundan fırsat bulduğum zamanlarda spor yapmayı çok seviyorum. Eski profesyonel tenisçiyim ve aktif olarak oynamaya devam ediyorum.

_______________________________________________________________________________

Genç Diş Hekimleri ve Diş Hekimi Adayları ile Kısa Söyleşi Dizisi, “MEDENTİKA DTalks” !

Dt. Burcu Toksoy.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhaba ben Burcu Toksoy. 1988 yılında Ankara’da doğdum. 2013 yılında Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldum. Mezun olduktan sonra 2 yıl özel bir ağız ve diş sağlığı polikiliniğinde görev aldım. 2016-2019 yılları arasında Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimimi tamamladım. Şu an Özel Ankyra Dental Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğinde Protetik Diş Tedavisi Uzmanı olarak görev almaktayım.

Öğrencilik süreciniz nasıldı?

Lisans eğitimim her diş hekimliği öğrencisinin yaşadığı zorluklar, yorucu süreçler ile geçti tabiki. Bunların yanında hayata ve dostluğa dair de çok şey öğrendiğim zamanlardı. Uzmanlık eğitimim lisans eğitimimden çok daha güzel geçti diyebilirim. Tez süreci için bile dönüp bakınca o kadar da kötü değilmiş diyebiliyorum. Diş hekimliği işte insana neler dedirtiyor:)

Diş hekimliği ile ilgili düşünceleriniz?

Diş hekimliğine sempatim 13-14 yaşlarında gördüğüm ortodontik tedavi ile başladı. O kadar ilgili ve tatlı bir doktorum vardı ki ben de diş hekimi olmak istiyorum demiştim. Eğitim süreci diğer bölümler ile kıyaslandığında çok ağır geliyor. Ben de kıyasladım zamanında. Ama tedavisini bitirdiğiniz hastanın memnuniyeti bence tüm yorgunluğu alıp götürüyor. Ayrıca diş hekimliği yeniliklere en açık mesleklerden biri. Tekrara düşürmeyen, hep daha iyisini, daha yenisini deneyebileceğimiz bir alan. Bu da insana hem meslek aşkı hem de meslek tatmini yaşatıyor.

Gelecek planlarınız…?

Dijital sistemlerin en yoğun kullanıldığı alanlardan birinde çalışıyoruz. Tüm dijital sistemlere hakim olmak ve tedavileri son teknolojiyi kullanarak tamamlamak istiyorum.

Alanınız dışında nelerle ilgilisiniz?

Doğa yürüyüşleri ve yüzmeyi çok seviyorum. Stres atmama en çok yardımcı olan şeyler diyebilirim.